Sonra Öderim Diyen Zihnin Gerçek Bedeli
Hepimiz hayatımızın bir yerinde o cümleyi kurduk:
“Şimdi değil… sonra hallederim.”
Ertelemek çoğu zaman tembellik gibi görünür. Oysa gerçek bundan çok daha derindir. Çünkü insan çoğu şeyi yapamadığı için değil, yüzleşmek istemediği için erteler.
Bir mesajı cevaplamayı…
Bir kararı vermeyi…
Bir vedayı kabullenmeyi…
Hatta bazen kendi hayatını yaşamayı.
Zihin kendini korumak ister. Rahatsız eden duyguları ileri bir tarihe atar. Sanki zaman geçince yük hafifleyecekmiş gibi… Ama gerçek şudur: Ertelenen hiçbir şey yok olmaz. Sadece büyür.
Bugün konuşulmayan bir mesele, yarın kırgınlığa dönüşür.
Bugün başlanmayan bir hayal, zamanla “keşke” olur.
Bugün görmezden gelinen yorgunluk ise bir gün insanın ruhuna borç olarak geri döner.
“Sonra öderim” diyen zihin, aslında gelecekteki kendisinden borç alır.
Ama faizini duygularla öderiz.
Kaygıyla…
Pişmanlıkla…
Yetişememe hissiyle…
Çünkü ertelenen her şey zihinde açık dosya gibi kalır. Sessizce enerji tüketir. İnsan bazen hiçbir şey yapmadığı halde neden bu kadar yorgun olduğunu anlayamaz. İşte o yorgunluk, tamamlanmamış şeylerin ağırlığıdır.
Gerçek özgürlük her şeyi aynı anda çözmek değildir. Küçük bir adım atmaktır. Bir mesajı yazmak. Bir kararı netleştirmek. Bir şeye “artık yeter” diyebilmek.
Hayat bizden kusursuz olmamızı istemez.
Ama sürekli kaçmamızı da affetmez.
Belki de mesele zamanı beklemek değil…
Kendimizi bekletmemektir.
Türkçe
English 