Kendini Sürekli Erteleyen İnsanların Ortak Özelliği
Hepimiz hayatımızın bir döneminde “yarın başlarım” cümlesine sığınmışızdır. Spor yarına kalır, hedefler pazartesiye ertelenir, hayaller ise uygun zamanı bekler… Ama o uygun zaman çoğu zaman hiç gelmez.
Peki gerçekten mesele tembellik mi?
Aslında sürekli erteleyen insanların ortak bir özelliği vardır: başarısız olmaktan değil, yeterince iyi olamamaktan korkmak.
Çünkü ertelemek, insanın kendini koruma yöntemlerinden biridir. Başlamazsan hata yapmazsın. Denemezsen hayal kırıklığı yaşamazsın. Böylece zihnin seni güvende tuttuğunu sanır.
Erteleyen insanlar genelde:
-
Çok düşünür ama az harekete geçer,
-
Her şeyin kusursuz olmasını ister,
-
Başlamadan önce hazır hissetmeyi bekler.
Oysa gerçek şu ki kimse hazır hissetmez. Hazır olmak bir başlangıç şartı değil, başladıktan sonra oluşan bir duygudur.
Bir işi ertelediğimizde aslında sadece zamanı değil, kendimize olan güvenimizi de erteleriz. Her “sonra yaparım” cümlesi, içten içe “yapabilecek miyim?” sorusunu büyütür.
Belki de çözüm büyük değişimler değil, küçük başlangıçlardır.
5 dakika ayırmak. Küçük bir adım atmak. Kusursuz olmadan başlamak…
Çünkü hayat, mükemmel olduğumuz gün değil; cesaret edip başladığımız gün değişir.
Bugün kendine şu soruyu sor:
Gerçekten zamanım mı yok, yoksa korkularımı mı erteliyorum?
Türkçe
English 